HEMEN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

İLETİŞİM

Yaşam Koçuyla Mutluluğa Doğru

Koçluk yoluyla kendinizi kendi yaşamınıza adamanızı sağlar; yaşamınızın her alanında daha fazla denge, yaşam sevinci, samimiyet, enerji, maddi bolluk, konsantrasyon ve hareket bulmanıza yardımcı olurum.


Koçluk, başarılı ve yüksek potansiyelli insanların ve kurumların sıra dışı yaşamlar yaşamak için kullandığı araçlardan biri haline hızla gelmekte. Bu kadar hızla yayılmasının nedeni, kısa zamanda etkin sonuçlar elde etmesidir. Koçluk, bir insanın gelişmesine, yeni bir beceri, yetkinlik veya davranış öğrenmesine, kendisi için koyduğu hedeflere ulaşmasına veya bir problemini çözmesine destek olmaktır.


Koçluk, ilk olarak 60'lı yılların sonunda ABD'de bütün bir kurumun daha etkin çalışması için çalışan örgütsel gelişim danışmanlarının yürüttükleri projelerin parçaları olarak kurumun içindeki liderlerle birebir çalışmaları ile başladı denebilir. Yani koçluk kavramı aslında organizasyonel gelişim çalışmalarının entegre bir parçası idi. 80'li yıllarda Thomas Leonard koçluğu daha geniş kitlelerin de yararlanacağı bir biçimde yapmaya ve profesyonel koçlar yetiştirmeye başladı.


Koç, danışanına üç ana seviyede destek olur: Hedeflerine daha hızlı ve kolay ilerlemesi, fırsatları etkin biçimde değerlendirmesi, karşılan problemlerin çözülmesi, Bunları yaparken danışanın başka olay ve durumlara da taşınabilecek yeni davranış ve düşünüş biçimleri öğrenmesi, Aynı zamanda da danışanın "öğrenmeyi öğrenmesi": Koçluk ilişkisi bittikten sonra da danışanın karşılaştığı durumlardan yararlanırken öğrenmeyi de yetkinliğini geliştirmeye devam etmesi.


Koçunuz olarak, ben: Gerçekten ulaşmak istediğiniz hedefleri belirlemeniz için sizi cesaretlendireceğim Kendi başınıza şimdiye kadar yaptığınızdan daha fazlasını yapmanızı isteyeceğim Daha çabuk sonuçlar elde edebilmeniz için odaklanmanıza yardımcı olacağım Size daha fazlasını gerçekleştirmeniz için gerekli araçları, desteği ve yapıyı sağlayacağım.


Kim bir Koçla çalışır? Yaşamımda iyiye yönelik bir değişiklik yapmak, tam potansiyelini eyleme geçirmek isteyen ve bunun için çalışmaya, risk almaya hazır herkes. Girişimciler, iş sahipleri, profesyoneller, ve değişim sürecindeki insanlar ile, gelişime açık şirketler genellikle bir Koçla çalışırlar. Kariyerleri veya yaşamda ulaştıkları seviyelerden bağımsız olarak danışanlarımın hepsinin ortak bir özelliği var: hepsi de yaşamlarından daha fazlasını isteyen başarılı, ilerlemeye açık ve zeki bireyler ve bu bireylerden oluşan kurumlar.


Hayalinizdeki işin önünde neler var? Geçtiğimiz günlerde keyifle yapacağı işi netleştirmek için bir danışanım geldi. Soru cevaplarla ilerlerken ağzından "Mutluluktan sonra mutsuzluk olur" diye bir cümle çıktı. Mutsuzluğun onun için ne anlama geldiğini sorduğumda da "Sevdiklerimin başına kötü bir şey gelmesi" yanıtını verdi. Aslında danışanım farkında olmadan şöyle diyordu: "Keyif aldığım işi yaparsam mutlu olurum. Mutlu olursam ardından mutsuzluk gelir. Yani sevdiklerimin başına kötü bir şey gelir". Saatlerce analiz yapıp keyifle yapacağı işi bulsak da bu işe adım atmayacağı belliydi. Önce mutlulukla ilgili engelleyen inancını değiştirmesi gerekiyordu. Bir başka danışanım da sevdiği işte çalıştığı halde kazancını bir türlü arttıramıyordu. Onun da "Çok para kazanmak için çok çalışmalıyım" inancını fark ettik. Konuştukça, önceki işinde çok çalışmaktan iki kere önemli hastalıklar geçirdiğini öğrendim. O da farkında olmadan şöyle diyordu: "Çok kazanmak için çok çalışmalıyım. Çok çalışırsam yeniden hasta olabilirim". Bu da işini büyütmek için neden adım atmadığını gösteriyordu. Hayalinizdeki işi bulmak için yola çıkıyorsanız, önce inançlarınızı gözden geçirin. Mutlu olacağınız bir iş arıyorsanız mutlulukla ilgili inançlarınıza, çok para kazanacağınız bir iş istiyorsanız parayla ilgili inançlarınıza bakın. Yol alabilmek için engelleyen inançlarınızı güçlendirenlerle değiştirin. Ben az çalışarak da çok kazanabilirim, ben mutlu olmayı hak ediyorum...


Mutlu olmayı bekleyenlerden misiniz? Salı, 10 Eylül 2013 15:01 Geçtiğimiz günlerde bir danışanım sevgilisinden ayrıldığını söyledi. Nedenini sorduğumda "Beni mutlu etmiyordu" diye bir cevap verdi. Bu cevaba çok şaşırdım. Beni mutlu etmiyordu demek, "Ben kendi başıma mutlu olmayı beceremiyorum, gelen beni mutlu etsin" demek. İlişkide kimsenin sizi mutlu etmek gibi bir görevi yok. Birisinin hep verdiği, diğerinin hep aldığı bir ilişkinin sürebilmesi zaten mümkün değil. Ancak diyelim ki mümkün, o zaman da bakın neler oluyor: Sizi mutlu etmek için yaşayan kişi bir süre sonra yorulur ve tükenir. Kendisi tükenince artık veremediği için ilişki de biter. O zaman "Bu gitsin sıradaki gelsin" mi diyeceksiniz? Karşınızdaki kişi sizi mutlu ediyorsa, "size iyi geliyorsa" bu büyük bir tehlike. Mutluluğunuz dışarıya bağlı olacağı için sizi mutlu eden kişiye bağımlı hale geleceksiniz. O giderse mutluluk da gideceği için sizi terk etmesin diye kendiniz olmaktan vazgeçeceksiniz. Yani özgürlüğünüzü verip mutluluk almaya çalışacaksınız ki bu durum da uzun vadede size mutluluk getirmez. Sevgiliniz size on gün boyunca yüz birim mutluluk verdi. Onbirinci gün herhangi bir nedenle size sadece yetmiş birim mutluluk verebiliyor. Peki o zaman ne olacak? Beni mutlu etmiyor diye onu suçlamaya mı başlayacaksınız? Benzer benzeri çeker, siz kendi başınıza mutlu olmayı beceremiyorsanız, karşınıza çıkanlar da sizin gibi olacaktır. O zaman ilişkide iki dilenci avuçlarını birbirine açıp "beni mutlu et" diye bekleyecek. İkisinin de avuçları boş kalacak. Çünkü ikisinde de mutluluk yok. Bu "almaya dönük, dışarıya bağımlı" bakış açısı aslında kendi başına hayatta kalamayacak bir bebeğin dışarıdan beslenmesine benziyor. Yetişkin bir bakış açısı değil. "İlişkim olsun mutlu olayım, sevgilim beni mutlu etsin" gibi bir kandırmacadan kendinizi kurtarın. Siz kendi kendinize mutlu olmayı başaramadıkça dışarıdaki hiçbir şey sizi mutlu edemeyecek. İlişkinizdeki mutluluk kumbarasını her seferinde boşaltan olmak yerine ben bu kumbaraya nasıl katkıda bulunabilirim diye bakmaya başlayın. Sizden taşan mutluluğun ilişkinizi ve dünyanızı beslemesine izin verin.
Not: "Beni mutlu eden bir iş istiyorum" diyenler de aynı aldatmacanın içindeler. İş sizi mutlu edemez ancak siz mutlu olduğunuz bir işi yaratıp orada çalışabilirsiniz. Bu da emek ister. Mutlu olacağınız işe giden yolda yeni bir adım için tıklayın.


Yaşam koçluğu, en basit anlatımla hayallerinizi planlara, planlarınızı da gerçeğe dönüştürmektir.

Shine Danışmanlık, Antalya Yaşam Koçluğu, Yaşam Koçluğu, Yaşam Koçluğu Danışmanlığı, Yaşam Koçluğu Antalya ve Antalya Yaşam Koçluğu alanlarında hizmet vermektedir.